Duygu ALPTEKIN

Öğrenilebilir Liderlik


Ben bir grup insan gibi liderliğin sadece doğuştan olduğuna inananlardan değilim. Liderliğin öyle geniş kitlelere hitap eden kurtarıcı bir role de bürünmesi gerektiğini düşünmüyorum. Ben liderliğin öğrenilebileceğine inananlardanım.

Liderlik için aslında önce bir kişi sonra da onu takip edecek tek bir kişinin daha olması yeterli. Liderlik durumu idare etmek değil, değişimi ve gelişimi gerçekleştirebilmek, bunu yaparken de başkalarını da bu yönde etkileyebilmek, ortak vizyon etrafında yönlendirebilmek demek. Bir araba kullanım kılavuzunun bugün bir fotoğraf makinesi kullanım kılavuzu ile hemen hemen aynı uzunlukta olduğunu bilerek, oldukça karmaşık gibi gözüken bir şeyi kullanmak için öğrenmenin büyük rolü olduğu gibi liderliğin de gene aynı prensipten öğrenme yoluyla hayata geçirilebilen bir kavram olduğuna inanıyorum.


Liderlik için ilk ve ön şart, kendini tanıyabilmek ve doğru soruları önce kendine sorabilmek. Belki o yüzden “ben kimim?”, “ben ne istiyorum?” ile başlıyor herşey. Bu soruların içinde “güçlü alanlarım neler, ne konularda ve durumlarda doğal olarak yetkinim?” olması gerekenler üzerinde değil, olması mümkün olanlar üzerine odaklanmayı sağlıyor. Öte yandan verilen kararlar üzerinde doğrudan etkisi olan değerler ise kişiyi kendisi yapan, başkalarından farklı kılan, tatmin ya da mutsuz olmasına sebebiyet veren faktörlerdir.

Örnek verecek olursam, güzeli ve mükemmeliyeti takdir edebilen kişi, bunu yaşayabileceği ortamlarda son derece rahat ve etkin olabiliyor.Kişinin kendisini keşfetme yolculuğunda birkaç prensip ön plana çıkıyor:
Özgün kişilik : otantik olmak ve gerçeklik,
Farkındalık : beni engelleyen ve ileri taşıyan özellikler, durumlar,
Derinlemesine düşünme : olan biteni değerlendirebilme ve bir sonraki sefer için öğrenimleri belirleme,
Eşsizliğe değer verme : geribildirim ve takdir,
Yön ve anlam : bu dünyada varlık sebebinizi, temsil ettiğiniz değerler ve rahatlıkla gerçekleştirebileceğiniz güçlü yanlar üzerinden belirleyebilmek ve bu amaç doğrultusunda yaşayabilmek,
Liderlik stilini keşfetmek ve liderlik repertuarını genişletmek.


İkinci şart ise, lider kurduğu ilişki ve bağlarla fark yaratabilen kişidir. Varsayımlar ve önyargı ya da yargılardan uzak, kendisini en az kendisi ile beraber hareket edenler kadar işine veren, onlarla beraber fikir ve aksiyon yaratabilen, fikirleri yok eden değil inşa eden biridir. Yaptığı işi ve bağlantıda bulunduğu kişileri sever ve önemserken, odağını tek bir doğrultuda kısıtlamaz ve insan odaklı etkileşimle iş ve sonuç odaklılığı dengelemeyi bilir.


Son olarak lider veri bazlı düşünüp karar verirken sezgi ve sağduyusunu takip ederek duygusal/etkileşim alanını okumayı bilir. Bu yeri geldiğinde piyasa ihtiyaçlarını anlamak, yeri geldiğinde bir toplantıda çözüme gidecek konuyu hissetmek ya da nerede tıkandığını görebilmektir.


Sonuç olarak, liderlik kişisel keşif, ilişki ve bağ kurabilmek ile ortamı okuyabilmek üçgeni arasında geliştirilebilen ve değişimi tetikleyerek birden fazla kişinin durum ile ilgili hareket edebilmesini sağlayan sonucu oluşturabilmektir.


Sizin kendi liderliğinizi keşfetmek için neye ihtiyacınız var?