Duygu ALPTEKIN

Liderlikte Derin Düşünmenin ve Günce Tutmanın Gücü


Alfred Adler’in insan olmak ilkelerinden ilki, kişinin kendi öz varlığına sahip çıkmasının önemi üzerine kuruludur. Her insanın yaratıcı olması, anlam yaratma ve anlam arama arzusu ile kendine özel güçlü yanlarına sahip çıkması bu ilkelerin temelini oluşturur. İkinci ilke ise, kişilerin gelişimi için potansiyellerinin onlara destek olacağıdır. Bu noktada, kişinin derin düşünmesinin yanı sıra kendine soracağı cesur sorular, iş ve özel hayatında daha iyiye ulaşma ve anlam yaratma konusunda fark yaratır.

Çoğu zaman yapılacaklar listesi ve zaman yönetimi arasında ciddi bir organizasyon sıkıntısı yaşarız, yapılacaklar listesi sanki dümeni ele almıştır da, ondan daha önemlisi yokmuş gibi düşünürüz. Hâlbuki hayallerimiz, vizyonumuz ve yapabileceklerimiz o koşturmacanın içinden akıp gider ve sanki senede bir yaptığımız yıllık planın bir parçasıymışçasına hafızamızın tozlu raflarına kaldırılır.


Bu noktada, liderliği hayatında ve içinde bulunduğu ortamda ele alan ve durumu sorgulayan kişi, sürekli yaşadıklarına ilişkin ve oluşturmak istediği değer ile ilgili bir karşılaştırma ve takip sistemi inşa eder. Bu yapılması gereken bir şeyin ötesinde, adeta bir yaşam şeklidir. Kişi, uzayan liste üzerine bir “oldu” işareti koymaktansa, “Ben içinde bulunduğum liderlik durumunda neyi amaçlıyorum, neredeyim, neye ihtiyacım var?” sorusunu sorar. Büyük resme sahip çıkmakla beraber, “benim burada nasıl bir sorumluluğum var ve bu konuyu çözmek için, kendi güçlü yönlerimden neyle katkı sağlayabilirim?”der.

Bu soruları sormanın ve kendinizle baş başa kalmanın en rahat ve pratik yolu da günce ile kendinizi ifade etmektir. “Ben bugün ne yaptım?” yerine “Neye ulaşmak istedim?”, “Benim için iyi sonuç veren neydi, vermeyen neydi?” diyebilmek, potansiyeli ortaya çıkarmak için adeta bir yol haritası oluşturabilmeyi sağlamaktır. Bir iş projesi için gerekli ana noktaları uygulamak konunun işlemsel tarafı iken, o büyük resme ne kadar sahip çıktığınız, o resmi ekip arkadaşlarınızla beraber nasıl çizdiğiniz ve her bir ekip üyesinin o resimdeki vazgeçilmez rolünü nasıl tanımladığınız gerçek ve sağlam temelleri oluşturacaktır.

Sonrasında, bu süreçte kim olmak istediğiniz ve süreçte kim olduğunuz, sizin gitmek istediğiniz yer ile bugün olduğunuz yer arasında köprü kurmanızı sağlar. O projenin gerçekleşebilmesi doğrultusunda büyük resim, roller, uzlaşma kapasitesi ve kaynaklar yoluyla işin olabilirliliği ve verimliliği belirlenir. Öte yandan, o projede duyduğunuz heyecan, paylaşım, güven, saygı ve yapıcı iletişim, işin esas itibarıyla hayata geçmesini sağlar ve bir makinenin çarklarının iyi çalışmasını sağlayan yağ gibidir.


Sonuç olarak, lider atmak istediği gerekli adımları planlar, uygular ve derin öğrenmiş olduklarını derin düşünerek ortaya koyar. Bir dahaki adımda biriktirdiği tecrübe ile yeni eylemlerini planlarken birkaç adım öteden işe koyulacak, bu öğrenim döngüsünü de çalıştırarak, daha anlamlı ve yaratıcı çözümlere doğru yelken açacaktır.